21 Kasım 2017 Salı

Ortaya Karışık

Çekmecelerin bir kısmından çıkmayı başardım :) Aslında her gördüğüm şeyle ilgilenmesem daha kısa sürecek ama ben ne bulsam baktığımdan ve okuduğumdan bitmiyor tabi :)


Legolara bayılıyorum. Lütfen bakar mısınız, elindeki büyüteç gerçekten de büyüteç :)


Bu saksı yirmi yıldır kalemlik olarak kullanılıyor bizim evde. Yapan kişi geçen senelerde vefat etti. Her zaman enerjik, bol kahkahalı, yaratıcı, hastayken bile pes etmeyen sevgili Meliha Teyze evimin bir çok köşesinde benimle. Çevremizdekilerin yüreğine dokunmak ölümsüzlüğün sırrı olmalı.


Jeton diye bir şey kaldı mı hâlâ?  1990 yılında basılmış bu jetona mutlulukla ve hayranlıkla bakan sadece ben miyim bilmiyorum :)


Mürekkebi bile kurumamış, inanılmaz. Otuz yıllık geçmişimiz var kendisiyle :) Sevgili rapido takımım vasıfsız bir ev hanımı olmadan önce yüksek mühendis olduğumu hatırlatma görevini başarıyla yerine getiriyor :D Aman, tabii ki vasıfsız ev hanımı falan değilim, mübalağa sanatı yaptım :) Hehehe, kendini beğenmişim ben bi kerem :D


Patates salatası. Bakmayın öyle, başlıkta ortaya karışık diye yazdım, ne ararsan var burada. Değişik bir sunum olduğundan hoşunuza gidebilir dedim. Patatesi haşladığınızda tuz ve limon suyuyla (yanında yağ da olabilir, ben pek koymam ama) ezip yuvarlak toplar yapıyorsunuz.  Bu topları incecik doğranmış dereotuna bulayıp ortasını hafifçe çukurlaştırarak tabağa yerleştiriyorsunuz. Biraz yağla kavurduğunuz rendelenmiş havuçları o çukura doldurup üzerine yoğurt ve kırmızı biberle ikram ediyorsunuz. Hem görüntüsü şık hem de tadı güzel. Daha ne olsun :)


Mutfaktan çıkıp fuara gidelim. Şu kitapların kapaklarına bayıldım.


Fuarda bu sene ilk önce sergi gezdik oğluşla, yorulmadan önce gezince pek keyifli oluyormuş. Aslında daha buraya koymadığım sergi fotoğraflarım da bayağı var, bir ara ilgilenmeliyim onlarla.

Şimdi ben hafta sonuna kadar yetişecek pek önemli işlerimle meşgul olmaya gidiyorum.

Gitmeden son olarak şunu da diyeyim. Yine bütün güzel günler papuca girmiş gibi dünkü yağmurda çıkıp paketlerimi postaladım (hep böyle yapıyorum). Çok mutlu ve gururluyum. Bir de Nilgün'le buluşabilirsem bloğun yeni yaşı gelmeden bütün çekiliş hediyeleri yerine ulaşmış olacak :)

Hepinize günaydın gözünüzde büyüyen işlerin pıt diye hallolduğu verimli bir güne açılsın sabahınız :)

20 Kasım 2017 Pazartesi

Nostaljik Pazartesi

Bugünün yazısı da neredeyse altı yıl öncesinden gelsin. Mutfak ve ev işleriyle çok vakit getiren despereyt evkarisinin felsefik çıkartımları :)


1 Ocak 2012 Pazar

Meselâ...

Meselâ

Kolay alınsın diye bir ileri bir geri dizilmiş peynir dilimleri gibi pratik olsun hayat
Köpük şeklindeki cam temizleyicileri gibi yapışıp kalsın, hemen akıp gitmesin hayaller
Temiz kapaklı ketçaplar gibi kapansın, bulaşmasın olumsuz düşünceler

Meselâ

Açma yeri hemen bulunan market torbaları gibi yürüsün işler,
Çıkartmaya çalışırken kopmayan yağ şişesi halkaları gibi sağlam olsun dostluklar
Söndürülünce yeniden alev alan mumlar gibi canlı kalsın umutlar

Meselâ

Kaynayınca otomatik atan çaydanlıklar gibi durulsun öfke...
Açılınca büyüyen çantalar gibi kocaman olsun yürekler
Kendiliğinden yanan lambalar gibi aydınlansın zihinler

19 Kasım 2017 Pazar

Tam Benlik Olmuş Bu Film

Aksiyon macera filmlerini seviyorum. Sadece bazen kavga dövüş sahneleri uzata uzata daraltıyorlar.

Aksiyon filmlerinin komedi unsurlarına bayılıyorum. Komedi filmlerinin çoğunu sevmem örneğin, yapış yapış bir komiklik, ama aksiyonlarda dozaj çok iyidir.

Dün aslında Doğu Ekspresinde Cinayet'e gitmek istiyordum ama Bilgehan Thor Ragnarok 'u izlemedik deyince, sinemada daha keyifli olur diyerek onu seçtik.



Loki'ye geçen filmden hastayım. Cate Blanchet de var üzerine. Oh oh, çifte kaymaklı. Derken film başladı. Afişteki azamete bakmayın azıcık maymuna çevirmişler kahramanları, hele zavallı Lokim sadece komedi unsuru olarak kalmış. Ama çok komik. Film boyunca kahkaha attım.


Bu ikili komedi ikilisiydi. Hulk da öyleydi :)


Hatun tam karizmatik olmamış mı :) Ben de bu göz makyajından yaptıracağım bir gün.
( Karizma sadece göz makyajından gelmiyor diyeni vururum :D)


En kahraman bence Heimdall'dı.

Üşenmeyip jeneriğin en en en sonuna kadar beklerseniz (sinema salonunda kimse kalmadığı halde kapıyı açıp duran görevlilere inat beklerseniz bizim gibi :) küçük bir kahkahayla daha ödüllendiriliyorsunuz :)



Şarkılar da çok güzeldi. Bu çılgın Led Zeppelin şarkısı eşliğinde filme bir göz atabilirsiniz isterseniz :)

Bir de üç boyutlu olmayaydı iyiydi. Filmlere üç boyutlu oldukları için fazladan para verip karanlık bir şekilde izlemeyi hiç sevmiyorum. Üç boyutla kazandığımız hiçbir şey de yok üstelik.

Neyse.

Kafanızı dağıtmak, kahkaha atmak ve bu arada bir macera yaşamak için bence güzel bir seçenek. Tavsiye ediyorum :)


Biraz Dağıttım mı Ne :)